← NOTLAR'a dön

Bir Anlık Mesele

· Aslı Aydemir Aytaç

“Başkaları aracılığıyla kendimiz oluruz.”
Lev Vygotsky
 
5 yaşındasın.
Meraklısın. Hareketlisin. Konuşkansın.
Ben senin annenim.
Stresliyim. Gerginim. Mutsuzum.
Yaşamda zorlanıyorum.
Senin yaşam enerjini karşılayabilmem mümkün değil.
Dış dünyada neye sahip olduğum fark etmiyor,
İç dünyamda seni olduğun gibi kabul etmek için gereken kaynaklara sahip değilim. 
 
Sana sıklıkla sesimi yükseltiyorum.
Çünkü benim iç dünyamdaki hareket zaten çok fazla.
Senin enerjin de eklenince, daha da zorlanıyorum.
Aslında sakinleşmeye ihtiyaç duyan benim.
Ama bunun farkında değilim.
 
İçimde sakin olabilmem için, 
Dışarıdakinin sakin olması gerektiğini sanıyorum.
Dışarıda da sen varsın.
Senin sakinleşmen gerektiği konusunda çok netim.
 
Varlığım bir ayna.
Bana baktığında kendini 
Yorucu, yıpratıcı, tüketici görüyorsun.
 
Paralel bir evrende, 5 yaşındasın.
Meraklısın. Hareketlisin. Konuşkansın.
Ben senin annenim.
Yaşamın getirdiği gerginlikler ile baş edebiliyorum.
Çünkü iç dünyamın farkındayım ve düzenli olarak orayı besliyorum. 
Bu sayede, yaşamımdan zevk alıyorum.
Dış dünyada neye sahip olduğum ya da olmadığım fark etmiyor,
İç dünyamda dinginliğim, gücüm, dengem var.
 
Seni olduğun halinle çok beğeniyorum.
Merakın bana ilham veriyor.
Hareketli halin, hayatın ne kadar güzel olduğunu tekrar tekrar hatırlatıyor.
Söylediklerinin tek kelimesini bile kaçırmak istemiyorum.
 
Varlığım bir ayna.
Bana baktığında, kendini 
Değerli, yeterli, benzersiz görüyorsun.
 
Aynı çocuk. 
Farklı anneler.
Farklı aynalar.
 
***
 
20’li yaşlarındasın.
İyi kalplisin. Heyecanlısın. Heveslisin.
Kendini özel hissediyorsun. 
Dünya ile paylaşmak istediklerin var.
 
Ben senin en yakın arkadaşınım.
Gerginim. Mutsuzum. Kıskancım.
Yaşamımda zorlanıyorum.
Senin heyecanını, hayallerini küçümsüyorum. 
Dış dünyada neye sahip olduğum fark etmiyor,
İç dünyamda seni olduğun gibi kabul etmek için gereken kaynaklara sahip değilim. 
 
Seni sıklıkla eleştiriyorum.
Çünkü benim iç dünyam karanlık. 
Senin aydınlığın benim sinirimi bozuyor.
Aslında içten içe aydınlığa ihtiyaç duyuyorum.
Ama bu bana imkânsız geldiği için ihtiyacımı bastırıyorum.
 
İçimdeki karanlık öyle büyük ki, 
Dışarısının da karanlık olduğunun teyidini her yerde arıyorum.  
Başka türlü yaşayamam. 
İçim böyle karanlıkken, dışarısı aydınlık olursa, bunu kaldıramam.
Dışarıda da sen varsın.
Senin hayalperest ve ham olduğun konusunda çok netim.
 
Varlığım bir ayna.
Bana baktığında kendini 
Aptal, kırılgan, beceriksiz görüyorsun.
 
Paralel bir evrende, 20’li yaşlarındasın.
İyi kalplisin. Heyecanlısın. Heveslisin. 
Kendini özel hissediyorsun. 
Dünya ile paylaşmak istediklerin var.
 
Ben senin en yakın arkadaşınım.
Neşeliyim. Umutluyum. Meraklıyım.
Dış dünyada neye sahip olduğum ya da olmadığım fark etmiyor,
İç dünyamda geniş bir aydınlık alanım var.
 
Sen benim aydınlığıma aydınlık katıyorsun. 
Senin gibi bir arkadaşım olduğu için minnettarım.
Seninle her şeyi paylaşmak çok güzel.
Hayallerini dinlemeyi ve kocaman kalbini hiçbir şeye değişmem.
 
Varlığım bir ayna.
Bana baktığında, kendini 
Özgün, donanımlı, sağlam görüyorsun.
 
Aynı genç. 
Farklı arkadaşlar.
Farklı yansımalar.
 
***

30’lu yaşlarındasın.
İsteklisin. Güçlüsün. Özgüvenlisin.
Ben senin patronunum.
Hırslıyım. Ukalayım. Özgüvensizim.
Yaşamak, benim için hiç durmadan çalışmak demek.
Para varsa, ne pahasına olursa olsun ben de varım.
Dış dünyada neye sahip olduğum fark etmiyor,
İç dünyamda seni olduğun gibi kabul etmek için gereken kaynaklara sahip değilim. 
 
Sen benim dünyamda, benim hırslarıma hizmet etmek için varsın.
Benim daha güçlü, daha zengin, daha prestijli olmamı sağlamalısın.
Bunu da pek becerdiğin söylenemez!
Bir de bazen gözüme fazla özgüvenli görünüyorsun.
O zaman seni hemen aşağı çekiyorum.
Çünkü yerini daima bilmelisin.
Ben senin üstünüm, daima bana bunu hissettirmelisin.
Benim için herhangi birisin.
 
Varlığım bir ayna.
Bana baktığında kendini 
Sıradan, sönük, soluk görüyorsun.
 
Paralel bir evrende, 30’lu yaşlarındasın.
İsteklisin. Güçlüsün. Özgüvenlisin.
Ben senin patronunum.
Olgunum. Özgüvenliyim. Çalışkanım.
Yaşam beni bugüne kadar sadece iş ile değil, aile ve sağlık konularında da çok sınadı.
Çalışmanın en önemli tarafının başka insanlara fayda sağlamak olduğunu biliyorum.
İşe yeni başladığım ben ile bugünkü ben arasında dağlar kadar fark var.
Dış dünyada neye sahip olduğum ya da olmadığım fark etmiyor,
Bugüne iç dünyamın yüklerini bırakarak geldiğim için seni olduğun gibi görebiliyorum.

Senin gibi biriyle çalışmak bana enerji veriyor.
İstekle işe sarılman, şirketimizin itici güçlerden önemli bir tanesi.
Sayende durmadan ilerliyoruz.
Gücünü esirgememen, şirketimizin gücüne güç katıyor.
İyi ki bir aradayız; umarım uzun yıllar bir arada oluruz.
 
Varlığım bir ayna.
Bana baktığında, kendini 
Parlak, işe yarar, etkili görüyorsun.
 
Aynı çalışan. 
Farklı patronlar.
Farklı aynalar.
 
***

40’lı yaşlarındasın.
Tutkulusun. Enerjiksin. Umutlusun.
Ben senin sevgilinim.
Yorgunum. Mutsuzum. Karamsarım.
Yaşamayı çok sıkıcı buluyorum.
Kendimi oyalamak için türlü şeyler deniyorum, olmuyor.
Dış dünyada neye sahip olduğum fark etmiyor,
İç dünyamda seni olduğun gibi kabul etmek için gereken kaynaklara sahip değilim. 
 
Senin tutkunu, umudunu, güçlü hallerini anlamıyorum.
Anlamadığım gibi, çok da saçma buluyorum. 
Bir yanılsamanın içinde yaşıyorsun. 
Seni değiştirmek için çabalıyorum ve yoruluyorum.
Çünkü değişmiyorsun, çok inatçısın!
 
Varlığım bir ayna.
Bana baktığında kendini 
Tutarsız, bozuk, geride kalmış görüyorsun.
 
Paralel bir evrende, 40’lı yaşlarındasın.
Tutkulusun. Güçlüsün. Umutlusun.
Ben senin sevgilinim.
Naziğim. İçtenim. Sevecenim.
Kendimi keşfetme yolculuğum başladığından bu yana, yoldayım.
Bu bana çok iyi geliyor.
Dış dünyada neye sahip olduğum ya da olmadığım fark etmiyor,
İç dünyam ile temasta olmak, seni olduğun gibi kabul etmemi sağlıyor.

Var olduğun için şükrediyorum.
İyi ki hayatıma, hem de sevgilim olarak girdin.
Senin tutkun, umudun, gücün beni derinden etkiliyor.
Seninle her şeyi yapmak benim için bir şölen.
Sana aşığım.
 
Varlığım bir ayna.
Bana baktığında, kendini 
Özel, ayrıcalıklı, güçlü görüyorsun.
 
Aynı yetişkin. 
Farklı sevgililer.
Farklı yansımalar.

60’lı yaşlarındasın.
Sakinsin. Dinginsin. Huzurlusun.
Sağlıklısın. Enerjiksin. Mutlusun.
Yaşamın çok güzel.

Dış dünyada neye sahip olduğun ya da olmadığın fark etmiyor,
İç dünyan ile temasta olman, kendini olduğun gibi kabul etmeni sağlıyor.

Bugüne kadar pek çok seçim yaptın.
Ama en önemlisi:
Her durum ve her koşulda kendini seçmen oldu.
Ne yaparsan yap, kim olursan ol,
Özünde, eşsiz ve benzersiz olduğunu fark ettiğin o gün her şey değişti.

Sonra, bunun tersini iddia eden herkes ve her şey ile samimi bir mesafen oldu.
Yaşamın şifresini çözdün.
Şimdi önün açık.
Ömrünün sonuna kadar, şu ana kadar ne yapıyorsan aynen devam edeceksin.
Çünkü biliyorsun:
Kendini de yaşamayı da…

Paralel bir evrende, 60’lı yaşlarındasın.
Öfkelisin. Huzursuzsun. Karışıksın.
Sağlığın iyi değil. Enerjin düşük. Mutlu hissetmiyorsun.
Yaşamın tatsız.

Dış dünyada neye sahip olduğun fark etmiyor,
İç dünyanda eleştirel sesler, hırpalayıcı hisler, uzak durulması gereken geçmiş zaman yükleri var.

Bunların tümü kendinle arandaki engeller.
O nedenle kendini yetersiz, önemsiz, güçsüz hissediyorsun.

Bugüne kadar pek çok seçim yaptın.
Ama her şeyi bu kadar derinden etkileyen:
Hiçbir durum ve koşulda kendini seçememen oldu.
Ne yaparsan yap, kim olursan ol, olmadı.
Kendini gördüğün yaralı aynalara inandın.
O aynalara kızdın, öfkelendin, kırıldın ama onları terk edemedin.
O aynalar ile yakın temas bir ömür yaşadın.
Yaşadıkça, kendinden daha da uzaklaştın.
Uzaklaştıkça, kendini daha da o aynalardan yansıyanlar sandın.
Şimdi yorgunsun.

Aynalara yüzünü dönerken
Kendine arkanı dönmenin yorgunluğu bu.

Kaç yaşında olursan ol,
Bugüne kadar ne yaşamış olursan ol,
Hiçbir zaman geç değil.
Hiçbir şey için geç değil.

Kendine yüzünü dönmeyi kendine borçlusun.
Ve bu, bir anlık mesele.
Bir anlık cesaret.
Ve sonrası:
Huzura, dinginliğe, güzelliğe açılan yol.

Aslı Aydemir Aytaç
Master Certified Koç (MCC) · 14+ yıl deneyim · 7600+ saat seans
Hikayenin tamamı →