Nefes alıyorsun.
Bu, yaşıyor olduğun anlamına gelmiyor.
Etrafındakiler için de geçerli, herkes nefes alıyor.
Neredeyse kimse yaşamıyor.
Aynaya baktığında görebilirsin, nefes aldığını.
Peki ya yaşayıp yaşamadığını nasıl anlayacaksın?
Kolay olduğunu iddia etmiyorum, yaşamanın.
Her sabah uyandığında, yaşam ile kendiliğinden,
Memnuniyetle ilişkilenmenin kolay olduğunu iddia etmiyorum.
Kolay değil ama mümkün.
Yaşamak mümkün.
Burası bireysel ve toplu çalışmaların buluştuğu ortak bir zemin.
Sadece hazır olanla, derinleşmek için açılan bir alan.
Düğümden Düğüne: Yaşama İzin Vermek
8 Günlük Şefkatli Bir Deneyim
Zihninin içinde durmadan konuşan bir ses var, değil mi?
Her şeyin, herkesin nasıl olması gerektiğini çok iyi biliyor. Hayatın şöyle aksın, insanlar böyle davransın, sen şunu hisset. Ne olması ve olmaması gerektiğine dair elinde bitmek bilmeyen bir liste var. Ne zaman olsun, nasıl olsun hepsini o biliyor ve uyumadığın her an sana bunları anlatıyor.
O ses konuşurken dünya daralıyor. Elindeki listeye uymayan her şey içinde düğüm oluyor, bedenine sıkışıyorsun. Hayat dışarıda, olduğu gibi akıp gidiyor. Sen içeride, düğümlerin ağırlığı ile nefes almaya çalışıyorsun. Dışarıda olan biteni o sesin ördüğü görünmez bir duvarın arkasından izliyorsun.
BU DENEYİME DAHA ÖNCE KATILANLARIN SÖYLEDİKLERİ:
"Bu eğitimi almadan önce birisi bana "yaşamla arana engel koymazsan..." diye başlayan bir cümle kursa saçmaladığını düşünürdüm. Meğer koyuyormuşum. Dahası hepimiz yapıyoruz bunu; hem de farkında bile olmadığımız sebeplerden ötürü. Aslı'nın yalın ve terapötik anlatımıyla hepsi berraklaşıyor ve görünür oluyor. Üstelik görünür olan sadece yaşamla aranıza koyduğunuz engellerin ne olduğu değil, onları ortadan kaldıracağınız çözüm yolları ile birlikte."
"Bu eğitim ile dışardaki savaşlara müdahale etmeden önce kendi içimdeki savaşları barışa döndürebileceğimi öğrendim."
"Bu eğitimde en etkilendiğim şey, olduğumu düşündüğüm kişi ile gerçekte olduğum kişi arasında ne kadar fark olduğunu görmekti."
"Çok derinlerde olduğunu varsaydığım cevaplar aslında bir kol mesafesi kadar erişilebilirmiş. Çok uzun zamandır inandığım bir şey vardı; benim sistemimde bir yerde bir tıkanıklık var ve bunu çözemedikçe hayatı istediğim yerden dolu dolu yaşayamayacağım. Geçmişimde, derinlerde bulacağımı varsaydığım cevaplar bununla ilgili idi ve yol boyunca sonuçsuz pek çok arayışım oldu. Bu eğitimdeki şaşkınlığım, aradıgım şeyin aslında bu kadar basit olmasınaydı."
NOTLAR
İZLER
Henüz izlenim yok.
HEPSİ HİKAYE
İsmim, Aslı Aydemir Aytaç. Bilkent'te İletişim ve Tasarım ardından Boğaziçi'nde Executive MBA okudum. Yine Boğaziçi'nde özel öğrenci olarak Psikoloji Bölümü'nde bulundum. Özel sektörde de kâr amacı gütmeyen kurumda da devlet kurumunda da çalıştım. Ulusal ve uluslararası projelerde ürün pazarlama tasarımı yaptım, Cumhuriyet tarihinin en yüksek bütçeli kültür sanat projelerini koordine ettim, Belediye Başkanı Danışmanlığı yaptım. Hiçbiri bana uygun değildi.
İngiltere'de, İtalya'da, İspanya'da ve Avusturya'da belli dönemler yaşadım. "Ayaklarım üzerinde duruyorum, ne kadar da güçlüyüm! Aynı anda, çok yalnız hissediyorum." O dönemlerimi özetler.
Nadiren hobim oldu çünkü kendimi bildiğimden beri odağım, içimdeki dünyaydı. Kendimle ilgili anımsadığım en erken anılarda da şimdi içinde bulunduğum anda da içimde ne olduğunu detayına kadar tarif edebilirim.
2008 yılında içsel olarak derin bir yerden kırıldım ve nasıl toparlanacağımı bilmiyordum. Yoğun acı ve çaresizlik duygusu uzunca süre devam etti. Dışarıdan bulabildiğim çarelerin hiçbiri, sağlıklı ve sürdürülebilir olmadı. Sonra bu süreç, en iyi yapabildiğim şey ile birbirine harmanlandı: İç dünyama kendimi iyileştirmek için girmeyi öğrendim. Bu bir günde olmadı ama bugün itibari ile 18 yıldır devam ediyor. Şimdi, bu ifadeyi "kendimi iyileştirmek" olarak kullanmam: Kendime alan açıyorum.
Kendime yapabildiğimi başkalarına da yapabilmek, yolumun doğal bir sonucu oldu. 2012 yılında hem bireylere hem çiftlere seanslar; toplu gruplara da Profesyonel Koçluk, İlişki Yönetimi, NLP, Transaksiyonel Analiz gibi eğitimler vermeye başladım. 2016 yılında bir kitap yazdım.
Yıllar içinde, Gestalt Yaklaşımı, Mikroifade Gözlemi, Somatik Deneyimleme, Aile Dizimi, Polyvagal Çalışma, İçsel Aile Sistemleri, Nefes Çalışmaları gibi birçok alan zanaatıma dahil oldu. Tüm bunları Uluslararası Koçluk Federasyonu'nun bana verdiği Master Certified Koç (MCC) unvanımın etik değerlerini merkeze yerleştirerek yapıyorum.
Bu süreç hiç durmadığı gibi tüm yoğunluğu ile devam ediyor ve bugün bunlar kâğıt üzerinde şöyle görünüyor:
- 14+ yıl deneyim
- 7600+ saat bireysel ve çift seans deneyimi
- 10.000+ kişiye eğitim
Aslında hepsi hikâye. Her biri, geçmiş zamanın önüme getirdiği bir yer, bir rol ya da bir deneyim oldu. Her biri sadece o anki akışın bir parçasıydı. Ben de oradaydım ve hepsinin içinden geçtim. Hepsi bu.
İLETİŞİM
Bülten & Duyurular
Yeni yazılar ve etkinliklerden haberdar olmak için kaydol.